Pigmentasyon Tedavisi

  • Blog
  • /
  • Pigmentasyon Tedavisi
Pigmentasyon Tedavisi

Pigmentasyon Tedavisi

Pigmentasyon tedavisi, ciltteki renk eşitsizliklerini ve leke görünümünü azaltmak amacıyla uygulanan dermatolojik bir işlemdir. Türkiye’de yapılan araştırmalara göre, toplumun yaklaşık yüzde 14,7’sinde pigmentasyon bozuklukları görülmektedir. Bu durum yalnızca estetik değil, psikolojik açıdan da kişiyi olumsuz etkileyebilmektedir.

Günümüzde en etkili yöntemlerden biri lazer pigmentasyon tedavisidir. Bu tedavi, güneş, yaşlanma veya hormonal değişikliklere bağlı hiperpigmentasyonu yüzde 80’e kadar azaltabilmektedir. Ancak her leke aynı yapıda olmadığı için doğru teşhis büyük önem taşır.

Pigmentasyonun Temel Nedenleri

Ciltteki renk bozukluklarının başlıca nedeni UV ışınlarına maruziyettir. Uzun süreli güneş etkisi, melanin pigmentini üreten hücrelerin (melanositler) aşırı çalışmasına neden olur. Bu süreçte melanin düzensiz dağıldığında koyu lekeler ortaya çıkar. Araştırmalara göre, ciltte görülen renk değişimlerinin yüzde 90’ı güneş hasarından kaynaklanmaktadır.

Hormonal faktörler de pigmentasyonun önemli nedenlerindendir. Kadınlarda hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı nedenler arasında yer almaktadır. Ayrıca menopoz, östrojen ve progesteron hormonlarındaki dalgalanmalar nedeniyle melazma oluşmasına yol açabilmektedir. Bunun dışında, genetik yatkınlık, yaşlanma, sivilce izleri ve iltihap sonrası hiperpigmentasyon (PIH) da sık rastlanan nedenler arasındadır.

Ayrıca, bazı antibiyotikler ve antiinflamatuar ilaçlar cildi güneşe karşı daha hassas hale getirir. Stres, hava kirliliği, B12 vitamini eksikliği ve yanlış kozmetik ürün kullanımı da pigmentasyonun artmasına yol açabilmektedir.

Pigmentasyon Türleri ve Sınıflandırması

Pigmentasyon bozuklukları iki temel grupta incelenmektedir.

  1. Hiperpigmentasyon: Melanin üretiminin artması sonucu ciltte koyulaşma oluşur. Bu grup;
  • Melazma: Genetik, güneş, hormonal nedenlerle tetiklenen kronik bir pigmentasyon bozukluğudur.
  • Güneş lekeleri (lentigo solaris): UV ışınlarıyla oluşan açık kahverengi lekeler,
  • Post-inflamatuar hiperpigmentasyon (PIH): Ciltte hasar sonrası gelişen koyu izler,
  • Çiller (efelid): Genetik geçişli, güneşle koyulaşan küçük lekeler şeklinde sınıflanmaktadır.
  1. Hipopigmentasyon: Melanin üretiminin azalması sonucu ciltte açık renkli alanlar görülmektedir. Vitiligo ve albinizm en bilinen hipopigmentasyon türleridir. Özellikle vitiligo, melanosit hücrelerinin yok olmasıyla ortaya çıkar. Ama bazen güneş veya ciltte herhangi bir travma sonrası da beyaz lekeler oluşabilir. 

Lazer pigmentasyon tedavisi planlanmadan önce, lekenin derinliği ve tipi doğru belirlenmelidir. Böylece hangi lazer sisteminin kullanılacağı netleşir.doğru belirlenmelidir. Böylece hangi lazer sisteminin kullanılacağı netleşir.

Pigmentasyon Tedavi Yöntemleri

Lazer tedavisi, birçok hiperpigmentasyon sorunlarının tedavisinde altın standarttır. Bu teknoloji, yüksek enerjili kısa ışık atımlarıyla melanin pigmentini parçalayarak ciltte eşit bir ton sağlar. Özellikle güneş lekeleri,çiller, melazma ve ciltte hastalık veya travma  sonrası oluşan  koyu izler için uygun bir yöntemdir.

Bunun dışında uygulanan diğer yöntemler:

  • Kimyasal Peeling: Glikolik, salisilik veya TCA asitleriyle cilt yüzeyinin kontrollü soyulması.
  • Enzimatik  Peeling: Koyu tenli bireylerde nisbeten daha güvenle uygulanan peelingtir
  • IPL (Intense Pulsed Light): Geniş spektrumlu ışık sistemiyle çil ve  güneş lekelerini hedeflemektedir.
  • Fraksiyonel CO₂ lazer: Yüzeyel pigmentasyon(çil, lentigo) etkili olup aynı zamanda cilt yenilenmesini tetikler.

Tedavi genellikle 2–4 hafta aralıklarla 4–6 seans uygulanır. Ek olarak hidrokinon, C vitamini ve kojik asit, niasinamid içeren kremler tedavinin başarısını artırabilmektedir.

Pigmentasyon Tedavisi

Tedavi Sonrası Bakım ve Kalıcılık

Tedavi sonrası cilt hassas hale geldiğinden, güneşten korunma en kritik adımdır. Her gün SPF 50+ koruma faktörlü krem kullanılmalıdır. Ayrıca cilt nazik ürünlerle temizlenmesi ve düzenli nemlendirilmesi gerekmektedir.

Uygulama sonrası 4–7 gün süren hafif kızarıklık ve kabuklanma görülebilmektedir. Bu durum geçici olup, cilt kısa sürede iyileşir. İlk hafta boyunca makyaj, sauna ve hamam gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Lazer pigmentasyon tedavisi kalıcı sonuçlar sağlar, ancak hormonal değişiklikler veya güneş maruziyeti nedeniyle lekeler tekrar oluşabilmektedir. Bu yüzden güneş koruması, sağlıklı beslenme ve yeterli su tüketimi cilt sağlığının korunmasında belirleyici rol oynar.

Sonuç olarak, doğru teşhis ve uygun tedavi planlaması ile cilt sorunlarınız geride bırakılabilmektedir. Lazer pigmentasyon tedavisi sonrasında cildinizin görünümü belirgin şekilde iyileştirilecektir.

SSS (Sıkça Sorulan Sorular)

Pigmentasyon Tedavisi Nedir ve Hangi Yöntemler Kullanılır? 

Pigmentasyon tedavisi, ciltteki renk bozukluklarını gidermek için uygulanan çeşitli yöntemleri kapsar. Başlıca tedavi yöntemleri arasında Q-Switch lazer, kimyasal peeling, IPL tedavisi, fraksiyonel lazer ve topikal kremler bulunmaktadır. Bu yöntemler, cilt tipine ve pigmentasyon türüne göre seçilmektedir.

Pigmentasyon Tedavisinin Etkinliği Ne Kadardır? 

Pigmentasyon tedavisinin etkinliği, kullanılan yönteme ve pigmentasyon türüne göre değişir. Örneğin, Q-Switch NdYag lazer tedavisi melazma gibi drençli lekelerde birçok hasta için etkili lazer uygulamalarından biriyken demarsal komponenti fazla olan melazmalarda tek başına aynı etkinliği gösteremez. 

Pigmentasyon Tedavisi Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır? 

Tedavi sonrası bakımda en önemli nokta güneşten korunmaktır. Yüksek faktörlü güneş kremi kullanımı şarttır. Ayrıca cildin nazikçe temizlenmesi, nemlendirici kullanılması ve ilk günlerde makyajdan kaçınılması önerilir. 

Pigmentasyon Tedavisinin Sonuçları Kalıcı Mıdır? 

Tedavi sonuçları birçok leke türü için genellikle kalıcıdır, ancak bu durum kişinin cilt bakımına gösterdiği özene bağlıdır. Güneşten korunma, uygun cilt bakımı ürünleri kullanma ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları sonuçların kalıcılığını artırır. Hormonal değişiklikler veya güneş hasarı pigmentasyonun tekrarlamasına neden olabilir.

Pigmentasyon Tedavisi İçin En Uygun Yaş Aralığı Nedir? 

Pigmentasyon tedavisi için belirli bir yaş sınırı yoktur. Tedavi, pigmentasyon sorunu yaşayan her yaştan kişiye uygulanabilir. Ancak, yaş ilerledikçe cilt pigmentasyon değişikliklerine daha hassas hale geldiğinden, 30 yaş üstü kişilerde daha sık görülür. Önemli olan, kişinin genel sağlık durumu ve cilt tipine uygun tedavi yönteminin seçilmesidir.

Bizi Arayın
Randevu Formu
Whatsapp