Yaşlanma süreciyle birlikte ciltte kolajen ve elastin üretimi azalabilmekte, yüz dokularında hacim kaybı oluşabilmekte ve bazı bölgelerde çöküklükler belirginleşebilmektedir. Bunun sonucunda yüz hatları daha yorgun, cansız veya yaşlı görünebilmektedir. Hacim kaybının giderilmesi, yüz hatlarının desteklenmesi ve kırışıklık görünümünün azaltılması amacıyla farklı medikal estetik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Dolgu uygulamaları, cilt altına özel içeriklerin enjekte edilmesiyle yüz dokularının desteklenmesini amaçlayan işlemlerdir. Uygulamalar sayesinde kaybedilen hacmin yerine konulması, yüz konturlarının belirginleştirilmesi ve bazı çizgilerin daha az görünür hale getirilmesi hedeflenmektedir.
Doç. Dr. Nur Cihan Coşansu’ya göre dolgu işlemlerinde doğal bir görünüm elde edilebilmesi için yüz anatomisinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Uygulanacak ürünün, miktarın ve enjeksiyon tekniğinin kişiye özel olarak belirlenmesi önem taşımaktadır.
Dolgu Uygulamaları Nelerdir?
Dolgu uygulaması, hacim kaybı bulunan veya şekillendirilmek istenen bölgelere özel dolgu maddelerinin enjekte edilmesiyle gerçekleştirilmektedir. En sık hyaluronik asit içeren ürünlerden yararlanılmaktadır.
Hyaluronik asit, cildin doğal yapısında da bulunan ve su tutma kapasitesi yüksek olan bir maddedir. Cilt altına uygulandığında ilgili bölgenin desteklenmesi, nem görünümünün artırılması ve daha dengeli bir kontur oluşturulması amaçlanmaktadır.
Dolgu uygulamaları kalıcı işlemler değildir. Kullanılan ürüne, uygulama bölgesine ve kişinin metabolik özelliklerine göre etkilerin zaman içerisinde azalması beklenmektedir.
Dolgu Uygulamaları Hangi Bölgelere Yapılır?
Dolgu işlemleri, yüzün ve bazı vücut bölgelerinin farklı ihtiyaçlarına göre planlanabilmektedir.
Yanak Dolgusu
Yaşlanmaya bağlı olarak yanak bölgesinde hacim kaybı meydana gelebilmektedir. Yanak dolgusu ile orta yüz bölgesinin desteklenmesi ve daha dengeli bir yüz görünümünün oluşturulması hedeflenmektedir.
Dudak Dolgusu
Dudak dolgusu ile dudakların hacminin artırılması, konturun belirginleştirilmesi veya dudaklar arasındaki asimetrinin azaltılması amaçlanmaktadır. Bu işlem sadece estetik olarak daha dolgun dudak yapısı elde etmek için değil bazen yaşla beraber incelen ve içe doğru büzülen dudakları eski yapısına kavuşturmak için de uygulanabilmektedir. Uygulamanın yüz oranlarına uygun biçimde planlanması gerekmektedir.
Nazolabial Bölge Dolgusu
Burun kenarlarından ağız köşelerine doğru uzanan çizgiler, yaşlanma ve hacim kaybıyla belirginleşebilmektedir. Bu bölgeye yapılan dolgu uygulamasıyla çizgi görünümünün yumuşatılması hedeflenmektedir. Ancak bu oluğun belirginleşmesini sağlayan yanak ve yüzün laterallerindeki hacim kaybı olmasından dolayı, nazolabial dolguyu planlamadan önce diğer alanlar değerlendirilmeli ve ihtiyaç halinde yapılacak müdahaleler öncelikli olmalıdır.
Çene ve Çene Hattı Dolgusu
Çene ucunun desteklenmesi, çene hattının daha belirgin hale getirilmesi ve yüz oranlarının dengelenmesi amacıyla dolgu uygulanabilmektedir.
Göz Altı Dolgusu
Göz altındaki çöküklüklerin ve gölgeli görünümün azaltılması amacıyla özel içerikli dolgular kullanılabilmektedir. Bu bölgenin ince ve hassas yapısı nedeniyle uygulamanın deneyimli hekimler tarafından yapılması gerekmektedir.
El ve Boyun Bölgesi Dolguları
El sırtında veya boyun bölgesinde meydana gelen hacim kaybının desteklenmesi amacıyla da bazı dolgu uygulamalarından yararlanılabilmektedir.
Dolgu Uygulamalarında Kullanılan Malzemeler Nelerdir?
Dolgu işlemlerinde farklı içeriklere sahip ürünler kullanılabilmektedir. Ürün seçimi, uygulama alanına ve hedeflenen sonuca göre yapılmaktadır.
En sık kullanılan dolgu türleri şunlardır:
- Hyaluronik asit dolgular
- Kalsiyum hidroksiapatit içeren dolgular
- Polilaktik asit içeren ürünler
- Kişinin kendi yağ dokusuyla yapılan uygulamalar
Hyaluronik asit bazlı dolgular, geçici olmaları ve gerektiğinde özel bir enzimle eritilebilmeleri nedeniyle sık tercih edilmektedir. Ancak her ürünün aynı bölgeye uygulanması uygun değildir.
Uygulanacak dolgu malzemesinin niteliği, yoğunluğu ve dokuyla uyumu uzman değerlendirmesiyle belirlenmelidir.
Dolgu Uygulamaları Nasıl Yapılır?
Dolgu işlemi genellikle klinik ortamında gerçekleştirilmektedir. Uygulama öncesinde yüz anatomisi, cilt yapısı ve kişinin beklentileri değerlendirilmektedir.
İşlem sırasında genellikle şu aşamalar izlenmektedir:
- Uygulama yapılacak bölge belirlenmektedir.
- Cilt antiseptik ürünlerle temizlenmektedir.
- Gerektiğinde lokal anestezik krem uygulanmaktadır.
- Dolgu maddesi ince uçlu iğne veya kanül yardımıyla enjekte edilmektedir.
- Bölgedeki dağılım ve simetri kontrol edilmektedir.
İşlem süresi uygulama alanına göre yaklaşık 15 ile 45 dakika arasında değişebilmektedir.
Dolgu Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Dolgu uygulamasının ardından günlük yaşama çoğunlukla kısa sürede dönülebilmektedir. Bununla birlikte işlem bölgesinin korunması amacıyla bazı önerilere uyulması gerekebilmektedir.
İlk günlerde:
- Uygulama bölgesine sert baskı yapılmamalıdır.
- Doktor önerisi olmadan masaj uygulanmamalıdır.
- Ağır egzersizden kaçınılmalıdır.
- Sauna ve yoğun sıcak ortamlar sınırlandırılmalıdır.
- Cilt tahriş edici ürünler kullanılmamalıdır.
- Güneş koruyucu uygulanmalıdır.
İşlem sonrasında görülebilen hafif şişlik ve morluklar genellikle birkaç gün içerisinde azalmaktadır.
Dolgu Uygulamalarının Riskleri Nelerdir?
Dolgu uygulamalarından sonra bazı geçici yan etkiler görülebilmektedir.
Bunlar arasında:
- Kızarıklık
- Şişlik
- Hassasiyet
- Morarma
- Geçici asimetri
- Enjeksiyon bölgesinde sertlik
yer alabilmektedir.
Nadiren enfeksiyon, nodül oluşumu, damar tıkanıklığı veya doku hasarı gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu nedenle uygulamanın yüz anatomisine hâkim, yetkili hekimler tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Dolgu Uygulamaları Kimlere Yapılmaz?
Bazı durumlarda dolgu işleminin ertelenmesi veya tercih edilmemesi gerekebilmektedir.
Bunlar arasında:
- Hamilelik ve emzirme dönemi
- Uygulama alanında aktif enfeksiyon bulunması
- Kontrol altında olmayan bağışıklık sistemi hastalıkları
- Kanama ve pıhtılaşma sorunları
- Kullanılacak ürüne karşı bilinen alerji
- Aktif uçuk enfeksiyonu
- Genel sağlık durumunun işleme uygun olmaması
yer alabilmektedir.
Kesin uygunluk kararı dermatolojik muayene sonrasında verilmelidir.
Dolgu uygulamaları, yüz ve ciltte oluşan hacim kaybının desteklenmesi, kırışıklık görünümünün azaltılması ve yüz hatlarının dengelenmesi amacıyla uygulanmaktadır. Doğal sonuçların elde edilebilmesi için yüzün yalnızca tek bir bölgesinin değil, genel anatomik yapısının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Doç. Dr. Nur Cihan Coşansu’ya göre dolgu işlemlerinde doğru ürün seçimi, uygun enjeksiyon tekniği ve kişiye özel doz planlaması önem taşımaktadır. Uygulama öncesinde beklentilerin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi ve olası risklerin açıklanması gerekmektedir.
