Saç dökülmesi, kadınlarda ve erkeklerde farklı nedenlerle ortaya çıkabilen yaygın bir dermatolojik sorundur. Genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, stres, beslenme yetersizlikleri, bazı hastalıklar ve çevresel faktörler saç tellerinin incelmesine ve saç yoğunluğunun azalmasına neden olabilmektedir. Saç dökülmesinin altında yatan nedenin doğru şekilde belirlenmesi, uygulanacak tedavinin başarısı açısından önem taşımaktadır. Saç mezoterapisi, saçlı deriye belirli aralıklarla çeşitli destekleyici içeriklerin mikro enjeksiyon yöntemiyle uygulanmasını içeren tedavi seçeneklerinden biridir. Amaç; saç köklerinin ihtiyaç duyduğu ortamın desteklenmesi, saç kalitesinin artırılmasına katkı sağlanması ve uygun kişilerde dökülmenin azaltılmasının hedeflenmesidir.

Doç. Dr. Nur Cihan Coşansu’ya göre saç mezoterapisi her saç dökülmesinde tek başına yeterli bir tedavi olmayabilir. Bu nedenle işlem öncesinde saç dökülmesinin nedeni dermatolojik muayene ile belirlenmeli ve kişiye özel tedavi planı oluşturulmalıdır.

Saç Mezoterapisi Nedir?

Saç mezoterapisi, saçlı deriye ince uçlu iğneler yardımıyla çeşitli vitaminler, aminoasitler, mineraller, antioksidanlar ve destekleyici içeriklerin uygulanması esasına dayanmaktadır.

Kullanılan karışımlar uygulama merkezine ve kişinin ihtiyacına göre farklılık gösterebilmektedir. Standart ve tüm hastalar için geçerli tek bir mezoterapi içeriği bulunmamaktadır.

Tedavide amaç:

  • Saç köklerinin desteklenmesi,
  • Saçlı derinin biyolojik ortamının iyileştirilmesi,
  • Saç tellerinin güçlenmesine katkı sağlanması,
  • Saç dökülmesinin kontrol altına alınmasının desteklenmesidir.

Mezoterapi, cerrahi olmayan uygulamalar arasında yer almakta olup klinik ortamında gerçekleştirilmektedir.

Saç Mezoterapisi Hangi Durumlarda Uygulanabilir?

Saç mezoterapisi farklı saç dökülmesi tiplerinde dermatolojik değerlendirme sonrasında planlanabilmektedir.

Özellikle:

  • Androgenetik alopesi (genetik saç dökülmesi),
  • Mevsimsel saç dökülmesi,
  • Stres ilişkili saç dökülmesi,
  • Beslenme yetersizliklerine bağlı saç zayıflaması,
  • Saç tellerinde incelme,
  • Saç kalitesinde azalma

gibi durumlarda destekleyici tedavi olarak değerlendirilebilmektedir.

Ancak aktif saç dökülmesinin nedeni demir eksikliği, tiroit hastalığı veya başka sistemik hastalıklar ise öncelikle bu durumların tedavi edilmesi gerekebilmektedir.

Saç Mezoterapisinin Faydaları Nelerdir?

Uygun hasta grubunda saç mezoterapisiyle;

  • Saç tellerinin daha güçlü görünmesinin desteklenmesi,
  • Saç dökülmesinin azaltılmasına katkı sağlanması,
  • Saçlı derinin desteklenmesi,
  • Saç tellerinin kalınlığının artırılmasının hedeflenmesi,
  • Saçın daha canlı görünüm kazanmasına katkı sağlanması

amaçlanabilmektedir.

Mezoterapi sonrasında elde edilen sonuçlar kişiden kişiye değişebilmekte ve mevcut saç köklerinin durumundan etkilenmektedir.

Saç mezoterapisinin yeni saç oluşumunu kesin olarak sağladığı söylenemez. Tedavi daha çok mevcut saç köklerinin desteklenmesine yönelik planlanmaktadır.

Saç Mezoterapisi Nasıl Uygulanır?

İşlem öncesinde saçlı deri ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir. Gerekli görüldüğünde kan tetkikleri veya ek dermatolojik incelemeler istenebilmektedir.

Uygulama sırasında genel olarak şu aşamalar izlenmektedir:

  1. Saçlı deri temizlenmektedir.
  2. Uygulama alanı antiseptik solüsyonlarla hazırlanmaktadır.
  3. Gerektiğinde lokal anestezik krem uygulanabilmektedir.
  4. Destekleyici içerikler ince uçlu iğnelerle saçlı deriye enjekte edilmektedir.
  5. İşlem sonrasında bakım önerileri paylaşılmaktadır.

İşlem süresi uygulama alanına göre yaklaşık 20 ile 40 dakika arasında değişebilmektedir.

Kaç Seans Gerekir?

Seans sayısı saç dökülmesinin nedenine, şiddetine ve kişinin tedaviye verdiği yanıta göre belirlenmektedir.

Birçok kişide başlangıçta birkaç hafta arayla uygulamalar planlanabilmektedir. Daha sonra idame seansları değerlendirilebilmektedir.

Standart bir seans sayısı bulunmamakta olup tedavi planı kişiye özel oluşturulmaktadır.

Saç Mezoterapisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem sonrasında saçlı deride hafif hassasiyet veya kızarıklık görülebilmektedir.

İlk saatlerde:

  • Saçlı deri ovuşturulmamalıdır.
  • Doktor önerisi dışında saç yıkanmamalıdır.
  • Yoğun egzersizden kaçınılmalıdır.
  • Sauna ve buhar banyosu sınırlandırılmalıdır.
  • Güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.

Bakım önerileri kullanılan ürünlere ve uygulama tekniğine göre değişebilmektedir.

Saç Mezoterapisinin Yan Etkileri Var Mıdır?

İşlem sonrasında çoğunlukla hafif ve geçici yan etkiler görülebilmektedir.

Bunlar arasında:

  • Kızarıklık,
  • Hafif şişlik,
  • Hassasiyet,
  • İğne giriş yerlerinde küçük morluklar,
  • Geçici ağrı

yer alabilmektedir.

Nadiren alerjik reaksiyon veya enfeksiyon gelişebileceğinden işlemin uygun steril koşullarda gerçekleştirilmesi önemlidir.

Saç Mezoterapisi Tedavisi: Saç Sağlığınız İçin Etkili Bir Yöntem

Saç Mezoterapisi Kimlere Uygulanmamalıdır?

Bazı durumlarda mezoterapi işlemi ertelenebilmekte veya önerilmemektedir.

Bunlar arasında:

  • Hamilelik ve emzirme dönemi,
  • Aktif saçlı deri enfeksiyonları,
  • Uygulama alanında açık yara bulunması,
  • Bazı bağışıklık sistemi hastalıkları,
  • Kullanılacak içeriklere karşı alerji öyküsü,
  • Kontrol altında olmayan sistemik hastalıklar

yer alabilmektedir.

Tedaviye uygunluk dermatolojik değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.

Saç Mezoterapisi Tek Başına Yeterli Midir?

Saç dökülmesinin nedeni kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu nedenle mezoterapi her zaman tek başına yeterli olmayabilmektedir.

Bazı kişilerde mezoterapi;

  • Topikal ilaçlarla,
  • Ağızdan kullanılan tedavilerle,
  • PRP uygulamalarıyla,
  • Beslenme düzenlenmesiyle,
  • Altta yatan hastalıkların tedavisiyle

birlikte planlanabilmektedir.

Tedavi yaklaşımı saç dökülmesinin nedenine göre belirlenmektedir.

Doç. Dr. Nur Cihan Coşansu’ya göre saç mezoterapisine başlanmadan önce saç dökülmesinin nedeni ayrıntılı olarak araştırılmalı ve tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Düzenli dermatoloji kontrolleri ve gerekli görüldüğünde diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanması, tedavi sürecinin daha etkin yönetilmesine katkı sağlayabilmektedir.